telefon, ahize, çocuk, ben

o zamanlar gördüğüm santral böyle bir şeydi

buna benzer bir santraldi o zamanlar gördüğüm

ilkokul ikinci sınıfta hayat bilgisi dersi iletişim araçları dersinde telgraf yazmayı öğrendiğimiz günlerde -sahi telgraf vardı, acelesi, yıldırımı vardı- telefonu işlerken rahmetli öğretmenim nurhan kaveloğlu bir gün ptt'nin santraline sınıfça gezi düzenlemişti.

 

şanslıydım. niğde çimento fabrikası lojmanlarında oturuyor ve dahili bir telefon sistemi kullanıyorduk. sınıf arkadaşlarımın %90'nının evinde telefon yoktu o zamanlar.

öğretmenimiz ptt santralindeki görevliden bizi birileri ile konuşturmasını istediğinde, telefona bir kurumun santralini bağlamış ve örnek konuşmayı yapmak içinde beni seçmişti. ahizeyi alıp konuştuktan sonra ve standart bir konuşma olmadığından öğretmeniden aferini almak bi yana hafif bir azar işitmiştim.

tesadüf işte karşımda çimento fabrikasının santralinde görevli, gözleri görmeyen ve beni her zaman sesimden tanıyan ismini şimdilerde hatırlayamadığım (babamdan öğrendim, hüsnü ve ömer isimleri) iki santral memurundan biri çıkmış "irfan ne işin var orda kerata" dedikten sonraki konuşmayı tahmin edersiniz.

nerden aklıma geldi bilemedim ama geldi. selam olsun o güzel insanlara

Salı, 07 Haziran 2011 23:43 tarihinde güncellendi
 

merak edip gelmişler

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi

takiptekiler

değiştir ve yarat

kalemi güçlü derler ya, ondan

ara ya da arama